Çalışan Bağlılığı ve Çalışan Deneyimi
En kısa tanımla çalışan deneyimini, bir çalışanın işi hakkındaki algılarının ve duygularının toplamıdır diyebiliriz. İş ilanını gördüğü andan başlayan, tüm çalışma sürecini kapsayan, ayrılma anını da içine alan tüm algı ve duyguların… Bağlılık bu duygu ve algıların geldiği en ideal noktadır. Çalışanın şirket deneyimi öylesine iyi bir noktaya taşınmıştır ki sonucu bağlılık olmuştur.
Deneyim gerekli midir gereksiz midir tartışmaları da biraz tuhaf. Çünkü, çalışanın şirketinizle olan ilişkisine “deneyim” demeniz veya dememeniz, onun algı ve duygularının var olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu noktada gereklilikten değil, deneyimin iyileştirilip iyileştirilmeyeceğinden söz edebiliriz.
Deneyimini iyileştirmeye yönelik çabalarınız, çalışanlarınızı önemsediğinizi kanıtlar. İyi bir deneyim, adil ve eşitlikçi bir işe alım süreciyle başlar, sağlıklı bir oryantasyon süreci ile sürer, öğrenme ve gelişim ortamıyla, tanınma ve takdir mekanizmalarıyla güçlenir, çalışanın refahına yönelik yatırımlarınız (fiziksel, duygusal, zihinsel, finansal…) ile çalışanın bağlılık hissettiği düzeye ulaşır. Yüksek bağlılık düzeyinde bir çalışan daha verimli çalışır, sorumluluk ve inisiyatif alır, ekip arkadaşlarının deneyimlerinin iyileşmesinde de etkilidir. İşten ayrılma eğilimi düşüktür. İşten ayrılması söz konusu olduğunda da süreç her iki taraf açısından da sağlıklı yürür, ilişkiler yıpranmaz. İşten ayrılmış bağlı bir çalışan şirket için çok kıymetli bir şirket/marka sözcüsüdür.
Değerli bir çalışanın herhangi bir sebeple işten ayrılıp, sonra işine geri dönmesi ise şirketin çalışan deneyimi konusundaki başarısına örnek gösterilir. Kısaca deneyim, ayrılık görüşmesi ile sonlanmayabilir. Sürecin sağlıklı işlemesi, iki tarafın birbirinin haklarına ve seçimlerine gösterdiği saygı ve sürdürülen iletişim -alumni faaliyetleri gibi- deneyiminin bir açıdan bakıldığında sonsuz olduğunun kanıtıdır.
Çalışan Bağlılığı nerede başlar?
Deneyim ile ilgili çalışmalarınızın niteliği, çalışanlarınızın işlerine ve işyerlerine olan bağlılığını artırabilir veya azaltabilir. Deneyim önemlidir çünkü çalışanların katılım düzeylerini yani bağlılıklarını etkileyebilir. Bağlılık kritiktir, çünkü üretkenliği ve devir oranlarını doğrudan etkiler.
Olumlu deneyimler bağlı çalışanlar yaratır. Bağlı çalışanların olumlu deneyimleri artırmak gibi doğal bir etkileri vardır. Her açıdan başarılı bir işe alım süreci sonunda işe başlayan birini düşünün. İşe başladığında işe ve işyerine bağlı biriyle etkileşime girerse olumlu algıları sürer. Tam tersi durumda ise olumsuz etkilenir. Deneyim tasarımınız ne kadar mükemmel olursa olsun bağsız çalışanlar diğerlerini etkiler ve sürece zarar verirler.
İşte bu yüzden çalışan bağlılığı ve çalışan deneyimi hem ayrı ayrı hem de birbirini bütünler kavramlar olarak ele alınmalıdır.
Özetlemek gerekirse:
- Deneyim ile ilgili tüm bileşenler bir araya gelir ve bir duygu oluşturur. Bağlılık işte bu duygudur.
- Başka bir deyişle çalışan bağlılığı bir sonuçtur. Çalışanların şirketlerini ne kadar benimsediğinin, kendileriyle ne kadar özdeşleştirdiğinin, işin içinde ve geleceğinde kendilerine bir yer bulduklarının işaretidir.
- Harika bir deneyim yaratmak istiyorsanız kendinize bağlılık yaratmayı hedef edinmelisiniz.
- Deneyimi yüksek çalışan bağlılığının kilidini açan koşulları yaratır. Bir çalışanın günlük çalışma ortamına, kültürüne ve amaç duygusuna ilişkin algısını şekillendirir ve bu da onların bağlılık düzeylerini etkiler.
- Deneyiminin sonucu girdi, çalışan bağlılığının sonucu ise çıktıdır.
- Çalışanlarınıza ne kadar iyi bir deneyim sunarsanız, bağlılık düzeylerinin artmasını o kadar sağlarsınız.
- Çalışanı işyerinde nasıl hissettirdiğinizdir. Bağlılık ise çalışanın bu çabalarınıza nasıl bir tepki verdiğidir.
Kurumsal yaşam trendleri seviyor. Aslında hep var olan ve hepimizin varlığından haberdar olduğumuz bir durum aniden tırnak içinde bir kavram olarak karşımıza çıkıveriyor. Ya da bazı kavramlar trend haline geldiğinde diğerlerinin önüne geçmiş sayılıyorlar. Son zamanlarda sık sık duyulan artık çalışan bağlılığına değil çalışan deneyimine odaklanmak gerekiyor çıkarımı buna bir örnek olabilir. Peki ama bu iki kavram birbirlerinin yerine geçebilir mi? Aradaki fark çok net değil mi? Gelin çalışan bağlılığı ve çalışan deneyimi kavramlarına biraz daha yakından bakıp sonuca birlikte ulaşalım.
Çalışan Bağlılığı ve Çalışan Deneyimi
En kısa tanımla çalışan deneyimini, bir çalışanın işi hakkındaki algılarının ve duygularının toplamıdır diyebiliriz. İş ilanını gördüğü andan başlayan, tüm çalışma sürecini kapsayan, ayrılma anını da içine alan tüm algı ve duyguların… Bağlılık bu duygu ve algıların geldiği en ideal noktadır. Çalışanın şirket deneyimi öylesine iyi bir noktaya taşınmıştır ki sonucu bağlılık olmuştur.
Deneyim gerekli midir gereksiz midir tartışmaları da biraz tuhaf. Çünkü, çalışanın şirketinizle olan ilişkisine “deneyim” demeniz veya dememeniz, onun algı ve duygularının var olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu noktada gereklilikten değil, deneyimin iyileştirilip iyileştirilmeyeceğinden söz edebiliriz.
Deneyimini iyileştirmeye yönelik çabalarınız, çalışanlarınızı önemsediğinizi kanıtlar. İyi bir deneyim, adil ve eşitlikçi bir işe alım süreciyle başlar, sağlıklı bir oryantasyon süreci ile sürer, öğrenme ve gelişim ortamıyla, tanınma ve takdir mekanizmalarıyla güçlenir, çalışanın refahına yönelik yatırımlarınız (fiziksel, duygusal, zihinsel, finansal…) ile çalışanın bağlılık hissettiği düzeye ulaşır. Yüksek bağlılık düzeyinde bir çalışan daha verimli çalışır, sorumluluk ve inisiyatif alır, ekip arkadaşlarının deneyimlerinin iyileşmesinde de etkilidir. İşten ayrılma eğilimi düşüktür. İşten ayrılması söz konusu olduğunda da süreç her iki taraf açısından da sağlıklı yürür, ilişkiler yıpranmaz. İşten ayrılmış bağlı bir çalışan şirket için çok kıymetli bir şirket/marka sözcüsüdür.
Değerli bir çalışanın herhangi bir sebeple işten ayrılıp, sonra işine geri dönmesi ise şirketin çalışan deneyimi konusundaki başarısına örnek gösterilir. Kısaca deneyim, ayrılık görüşmesi ile sonlanmayabilir. Sürecin sağlıklı işlemesi, iki tarafın birbirinin haklarına ve seçimlerine gösterdiği saygı ve sürdürülen iletişim -alumni faaliyetleri gibi- deneyiminin bir açıdan bakıldığında sonsuz olduğunun kanıtıdır.
Çalışan Bağlılığı nerede başlar?
Deneyim ile ilgili çalışmalarınızın niteliği, çalışanlarınızın işlerine ve işyerlerine olan bağlılığını artırabilir veya azaltabilir. Deneyim önemlidir çünkü çalışanların katılım düzeylerini yani bağlılıklarını etkileyebilir. Bağlılık kritiktir, çünkü üretkenliği ve devir oranlarını doğrudan etkiler.
Olumlu deneyimler bağlı çalışanlar yaratır. Bağlı çalışanların olumlu deneyimleri artırmak gibi doğal bir etkileri vardır. Her açıdan başarılı bir işe alım süreci sonunda işe başlayan birini düşünün. İşe başladığında işe ve işyerine bağlı biriyle etkileşime girerse olumlu algıları sürer. Tam tersi durumda ise olumsuz etkilenir. Deneyim tasarımınız ne kadar mükemmel olursa olsun bağsız çalışanlar diğerlerini etkiler ve sürece zarar verirler.
İşte bu yüzden çalışan bağlılığı ve çalışan deneyimi hem ayrı ayrı hem de birbirini bütünler kavramlar olarak ele alınmalıdır.
Özetlemek gerekirse:
- Deneyim ile ilgili tüm bileşenler bir araya gelir ve bir duygu oluşturur. Bağlılık işte bu duygudur.
- Başka bir deyişle çalışan bağlılığı bir sonuçtur. Çalışanların şirketlerini ne kadar benimsediğinin, kendileriyle ne kadar özdeşleştirdiğinin, işin içinde ve geleceğinde kendilerine bir yer bulduklarının işaretidir.
- Harika bir deneyim yaratmak istiyorsanız kendinize bağlılık yaratmayı hedef edinmelisiniz.
- Deneyimi yüksek çalışan bağlılığının kilidini açan koşulları yaratır. Bir çalışanın günlük çalışma ortamına, kültürüne ve amaç duygusuna ilişkin algısını şekillendirir ve bu da onların bağlılık düzeylerini etkiler.
- Deneyiminin sonucu girdi, çalışan bağlılığının sonucu ise çıktıdır.
- Çalışanlarınıza ne kadar iyi bir deneyim sunarsanız, bağlılık düzeylerinin artmasını o kadar sağlarsınız.
- Çalışanı işyerinde nasıl hissettirdiğinizdir. Bağlılık ise çalışanın bu çabalarınıza nasıl bir tepki verdiğidir.
Kurumsal yaşam trendleri seviyor. Aslında hep var olan ve hepimizin varlığından haberdar olduğumuz bir durum aniden tırnak içinde bir kavram olarak karşımıza çıkıveriyor. Ya da bazı kavramlar trend haline geldiğinde diğerlerinin önüne geçmiş sayılıyorlar. Son zamanlarda sık sık duyulan artık çalışan bağlılığına değil çalışan deneyimine odaklanmak gerekiyor çıkarımı buna bir örnek olabilir. Peki ama bu iki kavram birbirlerinin yerine geçebilir mi? Aradaki fark çok net değil mi? Gelin çalışan bağlılığı ve çalışan deneyimi kavramlarına biraz daha yakından bakıp sonuca birlikte ulaşalım.
Çalışan Bağlılığı ve Çalışan Deneyimi
En kısa tanımla çalışan deneyimini, bir çalışanın işi hakkındaki algılarının ve duygularının toplamıdır diyebiliriz. İş ilanını gördüğü andan başlayan, tüm çalışma sürecini kapsayan, ayrılma anını da içine alan tüm algı ve duyguların… Bağlılık bu duygu ve algıların geldiği en ideal noktadır. Çalışanın şirket deneyimi öylesine iyi bir noktaya taşınmıştır ki sonucu bağlılık olmuştur.
Deneyim gerekli midir gereksiz midir tartışmaları da biraz tuhaf. Çünkü, çalışanın şirketinizle olan ilişkisine “deneyim” demeniz veya dememeniz, onun algı ve duygularının var olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu noktada gereklilikten değil, deneyimin iyileştirilip iyileştirilmeyeceğinden söz edebiliriz.
Deneyimini iyileştirmeye yönelik çabalarınız, çalışanlarınızı önemsediğinizi kanıtlar. İyi bir deneyim, adil ve eşitlikçi bir işe alım süreciyle başlar, sağlıklı bir oryantasyon süreci ile sürer, öğrenme ve gelişim ortamıyla, tanınma ve takdir mekanizmalarıyla güçlenir, çalışanın refahına yönelik yatırımlarınız (fiziksel, duygusal, zihinsel, finansal…) ile çalışanın bağlılık hissettiği düzeye ulaşır. Yüksek bağlılık düzeyinde bir çalışan daha verimli çalışır, sorumluluk ve inisiyatif alır, ekip arkadaşlarının deneyimlerinin iyileşmesinde de etkilidir. İşten ayrılma eğilimi düşüktür. İşten ayrılması söz konusu olduğunda da süreç her iki taraf açısından da sağlıklı yürür, ilişkiler yıpranmaz. İşten ayrılmış bağlı bir çalışan şirket için çok kıymetli bir şirket/marka sözcüsüdür.
Değerli bir çalışanın herhangi bir sebeple işten ayrılıp, sonra işine geri dönmesi ise şirketin çalışan deneyimi konusundaki başarısına örnek gösterilir. Kısaca deneyim, ayrılık görüşmesi ile sonlanmayabilir. Sürecin sağlıklı işlemesi, iki tarafın birbirinin haklarına ve seçimlerine gösterdiği saygı ve sürdürülen iletişim -alumni faaliyetleri gibi- deneyiminin bir açıdan bakıldığında sonsuz olduğunun kanıtıdır.
Çalışan Bağlılığı nerede başlar?
Deneyim ile ilgili çalışmalarınızın niteliği, çalışanlarınızın işlerine ve işyerlerine olan bağlılığını artırabilir veya azaltabilir. Deneyim önemlidir çünkü çalışanların katılım düzeylerini yani bağlılıklarını etkileyebilir. Bağlılık kritiktir, çünkü üretkenliği ve devir oranlarını doğrudan etkiler.
Olumlu deneyimler bağlı çalışanlar yaratır. Bağlı çalışanların olumlu deneyimleri artırmak gibi doğal bir etkileri vardır. Her açıdan başarılı bir işe alım süreci sonunda işe başlayan birini düşünün. İşe başladığında işe ve işyerine bağlı biriyle etkileşime girerse olumlu algıları sürer. Tam tersi durumda ise olumsuz etkilenir. Deneyim tasarımınız ne kadar mükemmel olursa olsun bağsız çalışanlar diğerlerini etkiler ve sürece zarar verirler.
İşte bu yüzden çalışan bağlılığı ve çalışan deneyimi hem ayrı ayrı hem de birbirini bütünler kavramlar olarak ele alınmalıdır.
Özetlemek gerekirse:
- Deneyim ile ilgili tüm bileşenler bir araya gelir ve bir duygu oluşturur. Bağlılık işte bu duygudur.
- Başka bir deyişle çalışan bağlılığı bir sonuçtur. Çalışanların şirketlerini ne kadar benimsediğinin, kendileriyle ne kadar özdeşleştirdiğinin, işin içinde ve geleceğinde kendilerine bir yer bulduklarının işaretidir.
- Harika bir deneyim yaratmak istiyorsanız kendinize bağlılık yaratmayı hedef edinmelisiniz.
- Deneyimi yüksek çalışan bağlılığının kilidini açan koşulları yaratır. Bir çalışanın günlük çalışma ortamına, kültürüne ve amaç duygusuna ilişkin algısını şekillendirir ve bu da onların bağlılık düzeylerini etkiler.
- Deneyiminin sonucu girdi, çalışan bağlılığının sonucu ise çıktıdır.
- Çalışanlarınıza ne kadar iyi bir deneyim sunarsanız, bağlılık düzeylerinin artmasını o kadar sağlarsınız.
- Çalışanı işyerinde nasıl hissettirdiğinizdir. Bağlılık ise çalışanın bu çabalarınıza nasıl bir tepki verdiğidir.




Linkedin